İnsana Muhabbet Duydum Duyalı...
Ne olduysa ayağıma takılan taşlarla yoluma kondurduğun kuşları vururken oldu Tanrım; sana inanan bir ruhu, sıradan dar bir cesede sığdırmaya çalışırken oldu; anlamadığım ve anlamlandıramadığım bir düzende kendimi zorla kırk yama yaparken oldu...
Oysaki dünyanın zevk ve eğlenceden ibaret olduğunu söylemiştin, zaten bunu beş yaşımda öğretmiştin; ayrılığın en büyük vuslat olduğunu babamın dilinden, şefkatini annemin göğsünden yudum yudum içirmiştin. Kaç yıl var olduysam, her an cemalini de celalini de farklı yüzlerde göstermiştin. Lakin şimdi cemaline muhtacım Tanrım, Nebin Musa (a.s.) gibi göndereceğin her türlü hayra muhtacım, insanlar içinde sevgine ve rızana muhtacım.
Bütün sıfatlarımı unuttum Tanrım, insanlar içinde yerimi unuttum. Dedim ya dünyadayım ama dünyadan değilim Tanrım; varlığıma müsaade ettiğin kadar senin gölgende, sana inandığım kadar bu alemdeyim. Belki Yunus'un (a.s) nefsine zulüm ettiği yerdeyim. Gönülde değil, gözde değil bunca beden arasında varlığı senden başka kimseden paye almamış, varlığı kimseye dokunamamış bir gövdeyim.
Bazen kendi kendime varlığım başkasında anlam bulsa nasıl olurdu derim. İyi de Tanrım ben kendine bile sığmayan, kendine yabancı biriyim. Fakat yine de en çok kendimi özlerim; merak duyduğum anlarda heyecanımı, kaygı duyduğumda korkumu, sevdiğimde tutkumu, yalnızlığımda öfkemi özlerim. Sığ ilişkilerde derin muhabbetleri, kalabalıklar içinde yalnızlığımı, belki de en çok ruhumu özlerim.
Yine de kimsenin "bir şeyi" değilim Tanrım, bunca sıfatın içinde kendime ait, yeterince alengirli, üstüme yakışan bir ad bulamadım. Bana sorarsan biraz kusurlu çokça da yarımım. Zaman zaman eksiğim, en çok kendimden eksiğim. Sahi ben kimim Tanrım?
Âşık Sefil Selimi
"Berlin duvarından daha kalın, ardını göremediğimiz duvarlarımızın sıvası. Sevgi diyoruz, sevgi dünyanın değişmeyecek şeması; uzaklarda, kitaplarda bir de asla iç yüzünü bilmediğimiz hayatlarda imrendiğimiz. Sahi birbirinizi gerçekten seviyor musunuz, yoksa kör, karanlık yalnızlığınıza mı ortaksınız? Peki ya yalnızlar hakikatin peşinde, bütün doğrulukların ve erdemlerin yanı başında huzurlular mı, yoksa bir yalan uğruna kendi tenhalarında mı çürüyorlar?"
👂Cengiz Özkan - İnsana Muhabbet Duydum Duyalı
( Hep dedim, yine derim; Türklüğüm bir türkü olsa işte bu türkü olurdu. :))

Yorumlar
Yorum Gönder